19 Ekim 2018 , Cuma
Duyurular

Tarihçe

HİTİT, ROMA VE BİZANS DÖNEMİ
Eski adı Ziğdi, yeni adı Karayaka olan bu yerleşim yerinin tarihi çok eskidir. Kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte çevresindeki höyük ve eski mezarlardan da anlaşıldığına göre burasının Hitit- Roma ve Bizans dönemlerinde yerleşim yeri olarak kullanıldığıdır.

(Karayaka’da eski dönemlerden kalma yerleşim yeri kalıntıları)

Bölgenin önemi ve özelliği dikkate alınacak olursa Karayaka’nın yeşilırmak havzasında ve Kelkit vadisinde medeniyet kurmuş olan birçok milletlere yerleşim yeri olarak hizmet verdiği ortaya çıkmaktadır.

Bu günkü Karayaka, eski Ziğdi’nin yerleşim alanı olarak tarihi geçmişi M.Ö. 1800-600 Hitit dönemine kadar dayandığı iddia edilir. O dönemde Anadolu şehirleri birer Hitit şehirleriydi. Hitit döneminin önemli şehirlerinden biri olan Horoztepeden başka Kelkit vadisinde bu dönemde güneyde Fidi (Akça), Hacıpazar, Ravak (Çevresu), Aladun (Bölücek), Kuzeyde ise Ziğdi (Karayaka), Zilhor (Çatılı) yerleşim yerleri de mevcuttu. Daha sonraları M.Ö. I. yüzyıl ve daha önceleri bu bölgede Roma ve Bizanslılar hüküm sürmüş bu dönemin yine dikkat çeken yerleşim yerleri de Emeri (Bağpınar), Ziğdi (Karayaka) dır.

SELÇUKLU DÖNEMLERİ
1071 Malazgirt savaşından sonra Anadolu’da Türk ve İslamlaştırma çalışmaları Anadolu’ya yapılan akınlarla devam eder. 1068’de Selçuklu hükümdarı Tuğrul Bey, Süleyman Şahın babası Kutalmış Beyi Bizans’a karşı orduya başkomutan olarak görevlendirir. Bu dönemde Niksar, Amasya ve havalisi fethedilir. Bu bölge daha sonraları Niksar, Tokat ve Sivas havalisinde kurulan Danişmentlilerin yönetimi altına geçer.
1095-1175 yılları arasında Melik Ahmet Danişment Gazinin kurduğu Danişmentliler 80 yıl bölgede hüküm sürmüştür. Bu sürede Danişmentliler beyliği sınırlarına dâhil olan Erbaa ve havalisi Türk yerleşim alanı olmuşsa da 1140 tarihinde Bizanslılar bölgeyi yine geri alıp kendi egemenlikleri altına alırlar. Kısa bir müddet Bizans hâkimiyetinde kalan bölge II. Kılıçarslan döneminde yine Selçuklu hâkimiyetine girer.
Bu bölge 1157 ve 1243 yılları arasında Rüknettin Süleyman Şahın yönetiminde Anadolu Selçuklularına geçer. Bu bölge kısa bir süre de İlhanlıların ve İlhanlı valisi iken bağımsız olan Eratna Beyinin topraklarına (Eratnalılara) dâhil olmuştur.
Bütün bu dönemlerde Ziğdi (Karayaka ) yerleşim sahası olarak kullanılmış ve bu günkü zamana kadar gelmiştir.

OSMANLI VE CUMHURİYET DÖNEMLERİ
1392 yılında Yıldırım Bayazıt tarafından Osmanlı topraklarına katılan Erbaa ve havalisi 1402 Ankara savaşından sonra yine elden çıkmış olup 1473 Otlukbeli savaşından sonra kesinlikle Osmanlı topraklarına katılmış oldu. Osmanlı döneminde Amasya ile Niksar arasındaki Erbaa topraklarında en önemli iskan yerleri;Taşabat (Taşova), Sonusa (Uluköy), Ziğdi (Karayaka), Erek,Bidevi (Esençay) ve Eksel (Koçak)dır.

Ayrıca Karayaka toprakları içerisinden geçen ve batıdan doğuya uzanarak orduların, kervanların tercih ettikleri çok önemli iki yoldan birisi olan tarihi Uluyol eski yerleşim merkezi olan Karayaka’nın en önemli ulaşım hattında olduğunu göstermektedir. Uluyol bu dönemde sultanların ordularının doğuya geçiş yolu olmuştur. Yavuz Sultan Selim Hanın, Çaldıran seferi dönüşünde bu yolu kullandığı rivayet edilir. Evliya Çelebi Seyahatnamesinde Uluyol’dan bahsetmekte ve üç kez bu yoldan geçtiğini yazmaktadır.

1872 yılında Erbaa adıyla Sivas vilayetinin Amasya sancağına bağlı bir kaza olan Erek; Sonusa (Uluköy) Taşova,Erek ve Karayaka’nın genel bir adı olarak Erbaa kullanılmıştır. 1892 yılında Erbaa Tokat sancağına bağlanmış ve Karayaka bölgesinde Ziğdi nahiyesi,Sonusa bölgesinde Sonusa nahiyesi Erek bölgesinde Kozlu nahiyesi gibi bucaklar kurulmuş bunların hepsi Erbaa’yı teşkil etmiştir.
Bu günkü Karayaka’nın kurulması ve adı ile değişik görüşler ileri sürülmektedir. Bunlardan birisi; 1402 Ankara savaşından sonra dağılan Yıldırım Bayazıt’ın ordusundan aslen Sivaslı olduğu ileri sürülen bir paşa ile birlikte Karayaka’lılar olarak bilinen kabilenin gelerek bu bölgeye yerleşmeleri ve buraya da kendi kabile adlarını vermesiyle kurulmuştur. Bu dönemde Sivas’tan gelen Molla Bekiroğulları ve Mütevelli oğulları kabilelerinin bu günkü Karayaka’yı kurdukları ifade edilir. Diğer bir görüş ise Çukurova bölgesinden Orta ve Doğu Karadeniz bölgesine yanlarında getirdikleri Karayaka cinsi koyun ile Giresun, Ordu, Çarşamba çevresine yerleşen oradan da at yılkıları ve koyun sürüleri ile 1870 yılında Çarşamba’nın Kurt Ahmetli köyüne yerleşip oradan da Karakeçililer aşiretinden oldukları söylenen Molla Osmanoğulları, Hacı Aliler,Tomaklılar, Sırtıkaralar, Musa beyler, kabileleri Ziğdi’ye yerleşmişler burasına da sahip oldukları Karayaka ırkı koyunun adını vermişlerdir.

Akabinde ise Karayaka’ya İçel, Maraş, Adana yöresinden gelen Tatarlı kabilesi, Kars, Çıldır, Erzurum yöresinden gelen Selimliler kabilesi Adana, Tarsus yöresinden gelen Caferliler kabilesi Kayseri yöresinden gelen Çavdarlılar kabileleri yerleşmişlerdir. Daha sonraları ise Karayaka da çıkan salgın bir hastalıktan dolayı bazı kabileler burayı terk edip Bafra, Çarşamba ve Samsun çevresine yerleşmişlerdir.